Türkiye Finans Katılım BankasıVisual Studio 2008, Türkiye Finans İçin İş İhtiyaçlarına Uygun, Servis Odaklı Bir Geliştirme Ortamı Sunuyor![]() | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
Türkiye’nin lider katılım bankası Türkiye Finans, Microsoft Visual Studio 2008 ve .NET Framework 3.5’a geçerek ürünlerini kısa süre içinde kullanıcılarına sunmasını sağlayan, uluslararası standartlara uygun, ölçeklenebilir ve kolay yönetilebilir bir entegre geliştirme platformuna kavuştu.DurumTürkiye Finans Katılım Bankası'nın tarihçesi, Faisal Finans, Family Finans ve Anadolu Finans kurumlarına dayanıyor. Türkiye’nin ilk finans kurumu olan Faisal Finans, DMI Grubu tarafından 1984 yılında kuruldu. Bir dizi birleşmenin ardından şirket hisselerinin Ülker Grubuna geçmesi sonucunda, kurumun ismi 2001 yılında Family Finans A.Ş. olarak değişti. 1991’de Kayserili iş adamları tarafından %100 yerli sermaye ile kurulan ilk finans kurumu olan Anadolu Finans ise 1999’de Boydak Grubuna intikal etti. Türkiye'nin önde gelen iki büyük grubu olan Boydak ve Ülker Grupları, global ekonomi koşullarına ayak uydurmak ve Türkiye'ye çok daha faydalı olmak için Anadolu Finans ve Family Finans'ı birleştirme kararı aldı. İki finans kurumu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun kararıyla 2005 yılında birleşerek Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş. adını aldı. Bu iki büyük gruptan ve Türkiye'den aldığı destekle büyüyen Türkiye Finans bugün 150’ye yakın şubesi, 2.600’ü geçen çalışanı ve 1 milyonu aşan müşterisiyle Türkiye'nin lider katılım bankası olarak hizmet veriyor.
56 yazılımcı ve 25 analistten oluşan bir BT departmanına sahip olan Türkiye Finans’ın Yazılım Mimarlarından Metin Karabiber, Microsoft teknolojilerini 2000 yılından beri kullandıklarını, mevcut sistemlerinin %35’ini Microsoft .NET platformunda yeniden yazdıklarını ve bu sistemler arasında temel bankacılık sisteminin, kredi kartları sisteminin, ATM sisteminin, alternatif bankacılık kanallarının, dış ticaret ve hazine uygulamalarının yer aldığını söylüyor. Türkiye Finans özellikle İnternet bankacılığı ve mobil bankacılık gibi alternatif kanal uygulamalarında Microsoft .NET Compact Framework ve Mobile Framework teknolojilerini yoğun şekilde kullanıyor. Metin Karabiber, internet bankacılığı ve mobil bankacılık konusunda Türkiye’de bazı ilkleri gerçekleştirdiklerini söylüyor: “İnternet bankacılığı sistemimizde bazı yeni güvenlik teknolojilerini Türkiye’de ilk uygulayan bankalardan biriyiz. Bunların arasında kurumsal ve bireysel müşterilere yönelik tek kullanımlık mobil şifre ve müşterilerin sadece tanımladıkları bilgisayardan hesaplarına erişilebilmesini sağlayan Bilgisayar Tanımlama fonksiyonu bulunuyor. Ayrıca bireysel müşterilerimiz aile üyelerinden biri için sanal hesap oluşturarak hesapların ve kredi kartlarının kullanımı ve hesap bilgilerinin görüntülenmesi için farklı kullanım yetkileri atayabiliyor. Müşterilerimiz SMS göndererek kredi kartı bilgilerini öğrenebiliyor, e-Hatırlat uygulamasıyla günü gelen ödemelerinden haberdar olabiliyor veya havale veya EFT geldiğinde e-posta veya SMS aracılığıyla bilgilendirilebiliyor.” Türkiye Finans, ayrıca herkese açık, etkileşimli bir Finans Portalını da Microsoft ASP .NET AJAX teknolojileriyle hayata geçirdi. Türkiye Finans yazılım geliştirme ortamı olarak Microsoft Visual Studio 2005’i ve Microsoft .Net Framework 2.0’ı kullanmakla birlikte, uygulamalarının %65’i Visual Basic ile geliştirilmiş durumdaydı. Visual Basic ile gelen DLL kütüphanelerinin bir gereksinimi olarak terminal sunucularına bağımlı olan banka, yaygınlaştırmada sorunlar yaşarken merkez ofisindeki ve şubelerindeki PC’lerin gücünden yararlanamıyordu. Metin Karabiber şöyle diyor: “Hızlı rekabet ortamında ‘time-to-market’ kavramı, yani ürünlerin zamanında kullanıcılara sunulması büyük önem taşıyor. Bu nedenle teknolojileri daha hızlı bir şekilde üretmemiz gerekiyor. Mevcut yapımızda teknolojileri hızlı bir şekilde üretemememizin birkaç nedeni vardı. Öncelikle yapımız modüler olmadığı için, sonrasında teknolojiler belirli sınırlılıklarla geliyordu – Visual Basic uygulamalarımızda olduğu gibi. Ayrıca eski teknolojilerde takımlar arasında işbirliği halinde çalışmak daha zordu. Yazılım mimarimiz donanımsal gelişmelere uygun hareket edecek esnekliğe sahip değildi; uygulamalarımızın performansını ölçeklendirerek artırmakta zorluk çekiyorduk; kullanıcılarımıza birden fazla sunucuyla çalışma imkanı veremiyorduk. Güvenlikle ilgili bazı sınırlamalarımız da vardı ve bunları aşmak istiyorduk.” Türkiye Finans , 2007 yılı sonunda Suudi Arabistan’ın en büyük bankası National Commercial Bank ile bir birleşme anlaşması gerçekleştirirken, farklı sistemlerin entegrasyonuna izin veren, kullanılan uygulamaların ve ekranların yerelleştirilmesini destekleyebilecek standartlara sahip bir geliştirme platformuna ihtiyaç duyuyordu. Metin Karabiber, 7/24 hizmet veren ve çok sayıda kurumsal müşteri ile online bağlantıya sahip bir banka olarak bu bağlantıları belirli bir standartta yönetmek gerektiğini vurguluyor. Tüm dünyada finans sektörü iş süreçlerinde ve buna paralel olarak iş ihtiyaçlarında değişikliklere sahne oluyor. Türkiye’de de bankacılıkla ilgili yasal düzenlemelerde değişiklikler yaşandığı gibi, finans kuruluşlarının konut kredisi (mortgage) gibi yeni fırsatlara da uyum sağlamaları gerekiyor. İş süreçlerindeki bu değişiklikler finans kurumlarının BT sistemleri ve BT ekipleri üzerindeki iş yükünü artırırken, Türkiye Finans de bu iş yüklerini parametrik bir şekilde yönetebileceği, değişikliklere kolay adaptasyon sağlayacak bir mimariye ihtiyaç duyuyordu. Metin Karabiber yeni iş ihtiyaçlarına paralel olarak farklı arayüzler geliştirdiklerini ancak mevcut mimarilerinde her arayüz için farklı teknolojiler geliştirmek zorunda kalabildiklerini belirtiyor. “Ayrıca bankalarda bir anda bir sistemden diğerine geçmek kolay değil. Dolayısıyla, kademeli geçişe izin verecek ve teknolojinin genişlemesine olanak tanıyacak bir geliştirme platformuna da ihtiyacımız vardı.” Çözümİş ihtiyaçlarını değerlendirerek bankanın geleceğine yön verecek bir mimari oluşturmak isteyen Türkiye Finans BT departmanı, dünyadaki gelişmelere paralel olarak Servis Odaklı Mimari’ye (Service Oriented Architecture - SOA) geçme kararı aldı. Metin Karabiber, Servis Odaklı Mimari’nin ölçeklenebilirlik, modülerlik, servislerin birbirinden bağımsız hareket edebilmesi nedeniyle riski azaltması, entegrasyon noktaları ile birlikte esnek hareket edebilmesi gibi avantajlarının olduğunu söyleyerek şunları ekliyor : “Servis Odaklı Mimari’de de Microsoft teknolojilerini kullanmaya karar verdik çünkü Microsoft, SOA platformunda Windows Communication Foundation (WCF) ile birlikte kendisini kanıtlamış ve test edilerek onaylanmış bir framework sunuyor. Başka üreticilerin teknolojilerinde böyle bir framework hazır halde gelmiyor; çeşitli kaynakları ve araçları araştırıp uygulayarak kendiniz bir platform hazırlamanız gerekiyor. Ayrıca WCF güvenliği ve iletişimi etkin şekilde yönetebileceğiniz ayarlar sunuyor.” WCF 3.0 sürümüyle çalışmaya başlayan Türkiye Finans, Microsoft Visual Studio 2008 platformuyla birlikte .NET Framework/WCF 3.5 sürümüne geçti. Metin Karabiber, “Microsoft, Visual Studio 2008 ve WCF 3.5 ile birlikte platformun performans seviyesini yükseltti ve üzerine bazı kullanışlı araçlar ekledi. Bunlardan biri de oldukça yararlandığımız test araçları” diyor. Diğer taraftan Türkiye Finans, servislerini barındırmak için Microsoft Windows 2008 Server üzerinde bulunan iki araçtan - WAS (Windows Activation Services) ve TCP Sharing Services - yararlanıyor. Özellikle WAS, diğer alternatiflere göre barındırma konusunda önemli yönetim olanakları sunuyor. WCF sınıflarını WAS üzerinde sunan Türkiye Finans, farklı barındırma algoritmaları kullanmasına rağmen WCF ile kararlı bir ortamda çalışma olanağı buluyor. Türkiye Finans, Visal Studio 2008’in ve WCF 3.5’un kendi konfigürasyonu haricinde sunduğu API’ler sayesinde servislerini ve istemci tarafındaki proxy’lerini genişletebiliyor. Bu kapsamda In-proc Proxy Generation adı verilen bir yapı kuran banka, böylece kullanıcı arayüzlerinin, başka bir konfigürasyon gerekmeden sadece servislerin taban adresleriyle servislere erişebilmesini sağladı. Bu özellik sayesinde felaketten kurtarma (disaster recovery) sistemini daha etkin bir şekilde hayata geçiren banka, ayrıca WCF’in sunduğu standardizasyon sayesinde gereksiz zaman alan kod yazma işlemlerini bazı araçlara ve robotlara otomatik yazdırma olanağı elde etti. Türkiye Finans, büyük sistemlerde büyük önem taşıyan yaygınlaştırma konusunda da Microsoft’un ClickOnce teknolojisini kullanıyor. Metin Karabiber, “ClickOnce teknolojisi Visual Studio 2008 üzerinden WAS’a uygulanabiliyor” diyor. “Böylece yaygınlaştırmayı kopyala/yapıştır kolaylığında yapabiliyoruz.” Türkiye Finans, Visual Studio 2008’i ayrıca Microsoft Team Foundation Server 2005 ile entegre şekilde kullanıyor. Böylece kodlarını daha iyi yönetebilen banka, kod değişimlerini görmek, değişiklik yönetimini gerçekleştirmek, proje sürümlerini derlemek ve kesintisiz entegrasyon için bu platformu kullanıyor. Visual Studio 2008 ve WCF’in yanı sıra internet sitesinde Microsoft Silverlight platformuna da geçen banka, ilk etapta TV reklamlarını Silverlight videosu olarak Web sitesinde sunmayı planlıyor. Ardından şubelerdeki plazma ekranlarında ve kiosklarda yayınlanacak tanıtım animasyonları yine Microsoft Silverlight teknolojisiyle hayata geçirilecek. YararlarTürkiye Finans, Visual Studio 2008 platformunu kullanarak geliştiricileri için pek çok alternatif sunan, yüksek performanslı ve uluslararası standartlara uygun bir sistem tasarım modeli elde etti. BöyleceTürkiye Finans’nin geliştirne ekiplerinin uygulamaları kullanıcılara sunma süreleri kısalırken banka da gelecekteki iş ihtiyaçlarına cevap vermek üzere ölçeklenebilir, servis odaklı bir geliştirme ortamına kavuştu.
Geleceğe Açık Servis Odaklı Mimari Metin Karabiber, bu konuda şunları söylüyor: “Microsoft, Visual Studio 2008 geliştirme ortamında WCF ile birlikte test edilmiş, başarısı kanıtlanmış, tamamen entegre bir framework sunuyor. Hatta Windows Workflow Foundation içindeki servislerle birlikte entegrasyon seviyesi daha da yükseliyor. Bu güvenilir teknoloji platformu ve framework, bankamızı daha yüksek seviyelere çıkarmamıza yardımcı olacak.” Sık sık birleşmelere sahne olan finans dünyasında, Türkiye Finans de iştirakleri ve ortaklıkları ile giderek büyürken, Microsoft Visual Studio 2008’in sunduğu geliştirme ortamı uluslararası standartlara uygunluğu ve yerelleştirme olanaklarıyla bankanın mevcut ve yeni uygulamalarının farklı iş ortamlarına daha hızlı ve daha kolay entegre edilmesini sağlıyor. Daha Düşük Maliyetli ve Hızlı Bir Geliştirme Ortamı Metin Karabiber şöyle diyor: “Hızlı rekabet ortamında ‘time-to-market’ kavramı, yani ürünlerin zamanında kullanıcılara sunulması büyük önem taşıyor. Önceki yapımız modüler olmadığı ve bazı teknolojik sınırlamalar içerdiği için ürünlerimizi istediğimiz kadar hızlı üretemiyorduk. Visual Studio 2008 ve .NET Framework 3.5 platformuyla birlikte kod üretimini daha verimli şekilde gerçekleştirebiliyoruz; hatta gereksiz zaman alan bazı kodları çeşitli araçlara ve robotlara otomatik yazdırma olanağımız var. Bunun ötesinde Visual Studio 2008, SOA tabanlı olarak geliştirdiğimiz, bir kısmı sunucuda, bir kısmı geliştiricinin sisteminde çalışan kodlarda hata ayıklama olanağı sunuyor. Bu, geliştiricilerin eskiden beri hayal ettiği bir özellikti.” Visual Studio 2008 ve WCF ile bileşen bazında versiyonlama yapıp uygulamanın tamamını bileşen bazında güncellemek mümkün. Metin Karabiber bu özelliğin bankacılık sektöründe büyük önem taşıdığını söylüyor: “Bir uygulamayı ne kadar bileşenlerine ayırabiliyorsanız ve o bileşenler arasındaki ilişkiyi ne kadar basite indirgeyebiliyorsanız, o uygulamayı o kadar daha kolay yaygınlaştırabiliyorsunuz. Bu da aslında iş ihtiyaçlarımıza çok daha kısa sürede cevap vermemizi sağlıyor. İş birimlerinden bir istek geldiğinde, ufak bir modül değişikliğiyle o iş isteğine cevap verebiliyoruz.” Bankacılık sektöründe geliştirme ekiplerinin en çok önem verdiği konulardan biri de konfigürasyon yönetimi. Karabiber, WCF’nin konfigürasyon yönetiminde çok sayıda alternatifle geldiğini, yapılacak konfigürasyonları koddan çıkartarak parametre tabanlı hale getirdiğini ve konfigürasyon yöneticilerine tam kontrol verdiğini vurguluyor. “Bu alternatifleri istediğimiz gibi genişletebiliyoruz. Koda girmeden konfigürasyonları çok kısa sürede değiştirip, servisleri farklı şekillerde sunmamız mümkün oluyor.” Microsoft Visual Studio 2008, kodlama mimarisinde ve teknoloji kullanımında ortak bir standart sunarak geliştiriciler tarafından üretilen kodların ayrı bileşenler olarak yeniden kullanılabilirliğini artırıyor. Mükerrer kodların ortaya çıkması kurulan framework sayesinde engelleniyor. Kod üretim kalitesi ve kolaylığı Türkiye Finans’ın ürünlerini zamanında hayata geçirmesine yardımcı olurken geliştirme maliyetlerini de önemli ölçüde düşürüyor.
Yüksek Performans Karabiber şunları söylüyor: “İşinizin ihtiyaç duyduğu performans seviyesini bugün sağlayabilirsiniz ancak işiniz büyüdüğünde artan performans ihtiyaçlarına cevap verebilmek için sisteminizi ölçeklendirebilmeniz gerekiyor. Eski mimarimizde bunu sağlayamıyorduk, geliştiricilerimize birden fazla sunucuyla çalışma olanağı tanıyamıyorduk. Yeni mimarimizde bunu sağladık. WCF sınıflarını Windows Server 2008 ile gelen WAS üzerinde barındırıyoruz. Bu bize kararlı bir ortam sağlıyor. WAS üzerinden farklı uygulamalara ve araçlara geçmemiz mümkün oluyor ve bu araçların üzerinde değişik konfigürasyonlar yapabiliyoruz.” Türkiye Finans, bu ortamda kendi verileriyle gerçekleştirdiği testlerde oldukça başarılı sonuçlar elde etmiş. Metin Karabiber şöyle diyor: “Kendi içimizde bir sanal sunucu üzerinden aynı anda 50 bin bağlantıya kadar yük testlerini gerçekleştirdik. Gerçek dünyada böyle bir işlem seviyesine ulaşmak söz konusu olmamasına karşın herhangi bir performans sorunuyla karşılaşmadık. WAS bellek yönetimini kendi içerisinde çok iyi yönetiyor.” Kolay Yönetilebilirlik Metin Karabiber bu yeni geliştirme ortamında güvenliği yönetmenin de çok daha kolay olduğunu belirtiyor: “WCF yönetilebilir ve paylaşılabilir bir güvenlik altyapısı sunuyor. Hem mesaj güvenliği hem de taşıma (transport) güvenliği imkanları var. Biz taşıma güvenliğini tercih ediyoruz, çünkü şifreleme (encryption) standart olarak geliyor ve noktadan noktaya üretim sağlayarak bütün mesajlara güvenliği uyguluyor. WCF’de Kerberos kimlik doğrulamasını kullanarak orta katmandaki nesnelerin güvenliğini sağlıyoruz. İstersek token/dijital sertifika da kullanabiliyoruz.” 2008 yılı içinde Suudi Arabistan’ın en büyük bankası olan NCB ile birleşmesini tamamlayacak olan Türkiye Finans, bu birleşmeyle birlikte yıl içinde 30 yeni şube daha açmayı planlıyor. TFKB, Microsoft Visual Studio 2008 ve WCF 3.5 sayesinde, bankacılık uygulamalarını Servis Odaklı Mimaride uluslararası standartlarda ve çoklu dil desteğiyle yeniden yazarak bu büyümenin getirdiği ihtiyaçlara güçlü bir şekilde cevap vermeye hazırlanıyor. |
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||