CRM:
Müşteriye Dair Her Şey Müşteri
ilişkileri yönetimi ya da çok popüler kısaltması ile
CRM, son birkaç yılda, her ölçekten şirketin stratejik
ajandasında yer alan bir yatırım. Üzerine binlerce rapor
yazılan, milyarlarca dolar yatırım yapılan ve hala
gelişmeyi sürdüren bu alan acaba iş dünyası için neler
vaat ediyor? Öncelikle
CRM pazarının son yıllarda nasıl bir gelişme sürecinde
olduğuna bakıldığında karşımıza iş dünyasının yaşadığı
büyük değişim çıkıyor. Dünyada, hemen hemen tüm
pazarlarda rekabetin arttığı, ürünlerin pazara girme
sürelerinin kısaldığı ve marjların düştüğü bir ortamda
müşteriye daha etkin ulaşmak, müşterinin isteklerini
anlayarak ürün ve hizmetleri bu yönde şekillendirmek
büyük önem taşıyor. Tüm bu ihtiyaçlar çerçevesinde CRM
pazarı hızla gelişmeyi sürdürüyor. Dünyaca ünlü
araştırma şirketlerinin rakamları da bu büyümeyi net
biçimde ortaya koyuyor. Aberdeen Reseach’e göre dünyada
CRM yazılımları ve hizmetleri pazarı 2003 yılında 23
milyar dolarlık bir hacme ulaştı. Bu konuda biraz daha
iddialı bir rakam ortaya koyan IDC ise 2005 yılı sonunda
CRM yazılımları ve hizmetleri alanında elde edilecek
gelirlerin tüm dünyada 162 milyar dolara çıkacağını
öngörüyor. Önce
Müşteri… CRM’in C’si
yani müşteri (customer) kavramının son yıllarda yaşadığı
değişim gerçekten inanılmaz boyutlara ulaştı. Tarihsel
süreç açısından bakıldığında 1950’li yılların “Ne
bulursam onu alırım” yaklaşımıyla geçtiğini görürüz. Arz
ekonomisinin ön planda olduğu bu dönemlerde pazarda yer
alan ürün ve hizmetlerin çeşitliliğindeki sınırlamalar,
tüketici tercihlerinin geri plana atılmasına zemin
hazırlıyordu. Ardından 1970’li yıllar geldi ve ürün ve
hizmet çeşitliliği artmaya başladı. Bu noktada
müşterilerin genel eğilimi “Neyi alabilirsem onu alayım”
biçiminde değişti. 1990’larla birlikte artık “ne
istersem onu alırım” dönemi başladı. bu yeni döneme
gelinmesinde birkaç temel nokta büyük rol oynadı. - Ürün ve
hizmetlerim çeşitliliği inanılmaz biçimde arttı ve
müşterilerin tercih olasılıkları çoğaldı.
- Bilgi ve
iletişim teknolojilerini etkin kullanan müşteriler,
bilgiye, rakibe ve muadil ürünlere çok kolay
erişebilir bir hale geldi.
-
Teknolojik yapılar, ürün ve hizmetlerin
pazarlanmasından dağıtım kanalına dek iş süreçlerini
değiştirdi. Müşterilere çok farklı kanallardan erişim
mümkün oldu.
Tüm bu
gelişmeler hemen hemen tüm unsurları olumlu etkilediyse
de müşteri sadakatinin inanılmaz ölçüde düşmesini
sağladı. Örneğin konut kredisi ile ilgilenen bir müşteri
eskiden çalıştığı bankadan başka bir tercihe kolaylıkla
sıcak bakmaz iken bugün internet üzerinde bir arama
motoruna “konut kredisi” yazarak 10 binden fazla sayfaya
ve onlarca farklı teklife birkaç dakika içerisine erişme
şansına sahip oluyor. Diğer
taraftan yapılan birçok araştırma, müşteriyi elde
tutmanın, yeni müşteri kazanmaktan çok daha karlı bir iş
olduğunu ortaya koyuyor. Loyalty Effect’in
araştırmalarına göre 5 yılda bir müşterilerinin yaklaşık
yarısını kaybeden şirketlerin buna acil bir çözüm
bulması gerekiyor. zira mevcut müşterileri elinde
tutmanın maliyeti, yeni müşteri kazanmaya oranla 6-7 kat
daha düşük. Müşteriyi
elde tutmanın yolu ise basit: Müşteriyi anlamak, onun
ihtiyaçları çerçevesinde ürün ve hizmetlerini
özelleştirebilmek… Bunun ilginç bir örneği ABD’nin çok
satan gazetelerinden biri tarafından ortaya koyuldu. Söz
konusu gazete elde ettiği veriler ışığında müşterilerini
nasıl daha fazla tatmin edebileceği sorusuna cevap
aramak için bir anket yaptırdı. Bu çalışma sonucunda
gazete aboneliklerini iptal eden müşterilerin en büyük
sıkıntılarının dağıtımın sabahın geç saatlerinde
yapılması olduğu ortaya çıktı. Diğer taraftan satış
noktalarında gazetenin iyi sergilenmemesi alım oranını
azaltıyordu. Gazete yönetimi, öncelikle ülke çapındaki
baskı tesislerini yüksek hızlı ağlarla birbirine
başlayarak baskı potansiyelini daha verimli kullanmaya
başladı. Böylece dağıtım süresi sabahın erken saatlerine
çekilmiş oldu. Kurulan bir telefon hattı üzerinden de
abonelere gazetelerini hangi saatlerde almak
istediklerini bildirebildikleri bir kanal sağlandı.
Farklı bölgelerin hava durumu sayfaları o bölgeye özel
hale getirildi. Tüm bu faaliyetler sonucunda gazetenin
tirajı %2 arttı ve müşteriyi elde tutma oranı %95’e
yükseldi. ABD’de bu oranın endüstri ortalaması ise yüzde
60’dı. CRM
Nedir? Aslında
CRM, çok da yeni bir kavram değil. CRM kısaltması ABD
medyasında 1989 yılında sadece birkaç defa geçmesine
karşın 2000 yılında bu rakam 14 bine ulaşmıştı. Hangi
dönemde olursa olsun, vizyon sahibi yöneticilerin tümü
müşterileri anlamanın işlerini geliştirmek için ne kadar
faydalı olduğunun bilincinde olmuştur. 50 sektör
üzerinde yapılan bir araştırmaya göre 1923 yılında
sektöründe lider olan şirketlerin 43’ü bugün hala o
sektörlerin liderleri. Ve bu şirketlere bakıldığında
hepsinin müşteriyi anlamaya ciddi yatırımlar yapan ve
müşteri odaklı çalışan şirketler oldukları görülüyor. CRM’in
bugünkü boyutuna temel oluşturan güzel örneklerden bir
tanesi de eski mahalle bakkalları… Müşterilerinin
neredeyse tamamını ismen tanıyan, ürünlerden hangilerini
ne şekilde tercih ettiğini bilen bu bakkallara gönderme
yapan Meta Group analisti Liz Shahnam CRM’i şöyle
tanımlıyor: “CRM pek
de yeni olmayan bir kavram. Yeni olansa geçmişte mahalle
bakkalımızla yapabildiğimizi olası kılan teknoloji... O
bakkalın az sayıda müşterisi ve herkesin tercihlerini
aklında tutabilecek güçte hafızası vardı. Teknoloji,
işte bu modelin gerçekleşmesini sağladı." Örnekler
bir yana, genel bir tanımını yapmak gerekirse; CRM,
karşılıklı, uzun vadeli bir değer ilişkisi yaratmak için
müşteriler ile gerçekleştirilen ilişkilerin etkin
biçimde yönetilmesidir. CRM; satış, pazarlama ve hizmet
süreçlerinin müşteri odaklı bir felsefe etrafında
yeniden tanımlanmasını gerektirir. CRM’in
neden son dönemde bu kadar popüler olduğuna bakıldığında
birkaç ana noktadan söz etmek gerekir: - İş
dünyasındaki rekabetin geldiği nokta, müşteriyi çok
daha ön plana çıkarıyor.
- 1990’lı
yılarda ERP ile başlayan kurumsal verimlilik sürecinde
arka ofis uygulamaları olgunlaştı. Bu otomatize
yapının dışa açılan yüzüne olan ihtiyaç daha da arttı.
- Ürünlerin
pazarda kalma süreleri kısaldı, yenilikçi ürünlerin
sağladığı ilk olma avantajı azaldı. Müşteriler için
seçenekler artarken üreticilerin rekabeti arttı.
- İnternet
başta olmak üzere iletişim teknolojileri, müşterilerin
seçim alışkanlıklarını değiştirdi, sadakat
seviyelerini azalttı.
Stratejiden Teknolojiye CRM Tanımdan da
anlaşılacağı üzere CRM, bir felsefe ve bir iş yapma
biçimidir. Bu son derece önemli bir nokta, zira birçok
kurum CRM’i teknolojik bir çözüm olarak görüyor. bu
kısıtlı bakış açısı ile başlayan projeler
tamamlandığında da beklenen sonuçları tam anlamıyla
veremiyor. Aslında
CRM’in yapısını bir piramide benzetmek mümkün. Bu
piramidin en tepesinde iş stratejisi yatıyor. İkinci
katmanda ise organizasyon yapısı (yani çalışanlar) ve
son olarak en alt katmanda teknoloji bulunuyor. CRM;
kurumların iş stratejilerine yönelik ihtiyaçlarını,
kurumsal yapı ve süreçlerin optimizasyonu ile sağlarken
bunu destekleyen ve buna imkân veren yapı olarak da
teknolojinin kullanılmasını gerektiriyor. İş
fonksiyonları açısından bakıldığında CRM; pazarlama,
satış, ticaret ve hizmet süreçlerinin etkin kılınmasında
büyük rol oynar. - Pazarlama
süreçlerinde veri toplama, kampanya yönetimi, olası
müşterilerin yönetimi gibi birçok araç ile yeni
müşterilerin kazanılması ve eldeki müşterilerden daha
fazla değer elde edilmesi mümkün olur.
- Satış
süreçlerinde, bilgi yönetimini ve paylaşımını
sağlamak, raporlama ve analiz yetenekleri geliştirmek
gibi avantajları ile CRM, satış hacminin
yükseltilmesinde önemli role sahip olur.
- Hizmet
alanında ise CRM’in etkileşim ve web ortamında
süreçlerin yürütülmesi anlamında oldukça önemli
açılımlar sağladığı bir gerçek.
|
Pazarlama | Satış |
E-ticaret |
Hizmetler | | Kurum
çalışanları |
Pazarlama otomasyonu | Satış
otomasyonu | | Hizmet
otomasyonu | | Satış
kanalı | İş
ortakları ile olan ilişkilerin yönetilmesi | | Online
müşteriler |
Kurumsal web sitesi-portal |
e-ticaret portali | Self
servis hizmetler |
CRM’in
Farklı Aşamaları Bugün CRM
çözümleri olarak nitelendirilen uygulamalar ile
geçmişteki uygulamalar arasında birçok yapısal benzerlik
ve farklılıklar vardır. Aslında farklılıklar, CRM’in
geçirdiği evreleri de ortaya koyması açısından
önemlidir. CRM’de yeni bir dönem başlamasına neden olan
en temel gelişme, çözümlerin içerisinde yer alan
analitik özelliklerin gerçek zamanlı ve çok daha
kapsamlı hale gelmesi oldu. Bu özellikler çeşitlendikçe
CRM çözümleri de farklılaşmaya başladı. bu anlamda 3
temel CRM yapısından söz etmek mümkün: Operasyonel
CRM:
CRM’in bu biçimi aslında tipik iş fonksiyonlarının
kapsandığı CRM çözümlerinden oluşur. Bu fonksiyonlara
örnek olarak müşteri hizmetleri, sipariş yönetimi,
faturalama, satış ve pazarlama otomasyonu gibi süreçleri
verebiliriz. Bu çözümler daha çok kurumsal sistem
içerisindeki finans, insan kaynakları gibi farklı iş
fonksiyonlarının entegre bir yapıya kavuşturulması için
kullanılır. Analitik
CRM:
Adından da anlaşılacağı gibi bu CRM biçiminde
kullanıcılara ait verilerin elde edilmesi, depolanması,
işlenmesi, analiz ve tahminlere dönüştürülerek
raporlanması işlemleri gerçekleştirilir. Böylelikle
CRM’in operasyonel ve entegrasyon özellikleri üzerine
analiz ve raporlama özellikleri eklenir. İşbirliğine
yönelik CRM:
Bu CRM biçimi aslında diğerlerinin en uygun
birleşiminden oluşur. Müşteriler ile şirketler arasında
tam anlamıyla bir etkileşim ve koordinasyon ağının
oluşmasına imkân veren bu çözümler, farklı iletişim
kanallarından (web, telefon, e-posta vb) gelen
bilgilerin değere dönüştürülmesini sağlar. İşbirliğine
Yönelik CRM çözümleri müşteri ile etkileşime imkân veren
tüm fonksiyonları içerir. |