2006'DA "DAHA FAZLA ÖZGÜRLÜK"

"Bilgi ve iletişim teknolojileri, 'Milenyum Kalkınma hedefleri'ne ulaşmamızda büyük katkı sağlayabilir." BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın, "In Larger Freedom" (Daha Fazla Özgürlük) başlıklı BM raporunda yer alan sözlerinden bir alıntı...

Bilgi ve iletişim teknolojileri artık tüm dünyada sosyal ve ekonomik kalkınmanın itici gücü olarak kabul ediliyor; yüksek bilgisayarlaşma oranları ve bilgisayar okur yazarı işgücü, sağlıklı bir ekonominin, kalkınmış bir toplumun temel koşullarından biri olarak görülüyor. Bu yüzden bilgisayar eğitimi, dijital uçurumu ve yalıtılmışlığı aşıp, küresel bilgi ekonomisine etkin şekilde katılımda kilit rol oynuyor. Bu gerçeklerden hareketle Microsoft Türkiye, uzun zamandır "Türkiye Bilişimle Kalkınıyor" vizyonu doğrultusunda hareket ediyor ve bu yolda somut projelerin hayata geçirilmesinde büyük çaba harcıyor. Görevimiz, sorumluluk üstlenerek KOBİ'leriyle, okullarıyla, devlet kurumlarıyla, Türkiye'nin bilgisayarlaşmasına, dolayısıyla rekabet gücünün ve verimliliğinin artmasına katkıda bulunacak projeleri başarıya ulaştırmak için tüm gücümüzle çalışmak.

Türkiye'nin hak ettiği yere ulaşması, potansiyelini gerçekleştirmesi ve kalkınma hedeferine ulaşmasında kilit rol oynadığına inandığımız ve büyük çaba harcadığımız projelerin kuşkusuz en önemlisi, Mayıs 2004'te Microsoft ve Milli Eğitim Bakanlığı arasında imzalanan anlaşmayla başlatılan "Eğitimde İşbirliği" programıdır. Dünyada pek çok ülkede "Partners In Learning-PIL" adıyla dijital eşitsizliğe karşı yürütülen bu programın en başarılı uygulamalarından biri Türkiye'de gerçekleştiriliyor. Elbette bu başarının ardındaki en önemli neden, eğitim reformlarının Başbakanlık ve Bakanlık düzeyinde sahiplenilmesi ve hayata geçirilirken istikrarlı bir tutum sergilenmesidir. Microsoft.Life Kış sayısında "Eğitimde Teknoloji Devrimi" başlığıyla yer alan kapak konusunda, iki yıldır sürmekte olan eğitim reformlarına göz atarken, bir çatı oluşturmak yoluyla bu reformları destekleyen ve geliştirme ortamı yaratan teknoloji yatırımlarının geldiği noktayla ilgili bilgileri sizlerle paylaşıyoruz. Gelinen noktanın, düşündüğünüzden çok daha etkileyici olduğunu görmek için iyi bir fırsat... Özellikle konunun son iki sayfasında yer alan ve dünyanın çeşitli ülkelerinde olduğu gibi Türkiye'de de yürüttüğümüz "Innovative Teachers Network - Yenilikçi Öğretmenler" programında yer alan bazı öğretmenlerle yaptığımız görüşmelerin notlarına göz atmanızı öneriyorum. Bu sayfalar, 2006'ya, geleceğimize ve hepsinden önemlisi çocuklarımızın geleceğine umutla bakmamız için çok şey söylüyorlar.

2005 yılı, hem Türkiye, hem bilişim sektörü, hem de Microsoft Türkiye için oldukça verimli geçmiş görünüyor. Kendi adımıza, 2005'e ait büyüme hedeflerimizi gerçekleştirmiş ve gerek kamuda gerekse özel sektörde Türkiye'nin kalkınmasına hizmet edeceğine inandığımız projelerin önemli bir bölümünü hayata geçirmiş bulunuyoruz. 2006'nın ise hem Türkiye'ye ve bilişim sektörüne, hem de Microsoft Ailesi'ne sıçrama yaratacak gelişmelerle geçmesini bekliyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı'nın her okula ADSL bağlantısını 2006 itibariyle hayata geçirmesiyle birlikte, İnternet kullanıcı rakamlarının hızla artacağına, okulların bir İnternet irtibat noktası haline gelerek toplumun her kesiminin yararına sunulacağına inanıyoruz. 2005 yılı, devlet hizmetlerinin iyileştirilmesine yönelik başarılı örneklerini görmeye başladığımız e-devlet projeleri açısından da önemli bir yere sahip. Özellikle, kamu kurumları arasındaki bilişim entegrasyonunun iyileştirilmesi ve e-imza konusundaki gelişmelerin hızlanmasıyla, 2006'da kamu sektörünün hareket yeteneğindeki artışa tanıklık ediyor olacağız. Vatandaşların devletten alacakları hizmetlerdeki gözle görülür iyileşmeler, e-devlet uygulamalarının en açık geri dönüşü olarak nitelendirilebilir. Türkiye'nin vizyonunu ve politikalarını belirleyen ve hukuki altyapıyı düzenleyen devletin, verimlilik, istihdam, rekabet edebilirlik ve eğitim gibi konularda teknolojiden en iyi şekilde faydalanması temel bir gereklilik olarak kabul gördükçe, tüm Türkiye'ye yaygınlaşmasını dilediğimiz, Türk toplumunu her alanda daha fazla özgürleştireceğine inandığımız kalkınmaya yönelik beklentilerimiz de artıyor.

* * *

En büyük beklentimiz, 2006'nın ülkemizin her köşesindeki çocuklarımızın İnternet ve bilgi teknolojilerini kullanabildiği, tüm kurum ve kuruluşlarımızın teknolojiden aldıkları itici güçle küresel rekabette çok daha etkin olabildiği bir yıl olması.
Yeni yılın hepinize sağlık, mutluluk ve başarı getirmesini diliyorum.


Çağlayan Arkan
Microsoft Türkiye Genel Müdürü